"KENDİM YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM ET” Projesi Trakya Kalkınma Ajansı Tarafından 2013 yılı Sosyo Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı Kapsamında Desteklenmektedir.

25 Nisan 2013 Perşembe

MONTESSORİ EĞİTİMİNE BAŞLIYORUZ...


Cumhuriyet İlkokulu ve Zübeyde Hanım Anaokulu tarafından Trakya Kalkınma Ajansı 2012/2013 Yılı Sosyo-Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı´na hazırlanan "Kendim Yapabilmem İçin Bana Yardım Et" isimli proje kalkınma ajansı tarafından kabul edildi.
9 ay sürecek olan projede emeği geçen ve geçecek olan herkese teşekkür ederiz.

Proje Adı: "Kendim Yapabilmem için Bana Yardım Et"
Projeyi Yürüten Kurum: Şarköy Cumhuriyet İlkokulu, Şarköy Zübeyde Hanım Anaokulu
Program: Sosyo-Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı
Tahmini Bütçe: 159.000,00 TL
Proje Amacı: Bu gün akademik olarak ölçülmüs en basarılı egitim metodu olan montessori egitim metodunu Cumhuriyet Ilkokulu anasınıfı ve Zübeyde Hanım Anaokulu anasınıfında egitim gören ögrenciler üzerinde uygulamak ve diger sınıflar ile Sarköydeki diger Okullarda yaygınlastırılmasına önderlik etmektir. Sarköy ilçesinde Monetesori modeli çerçevesinde, ilçede okul öncesi egitimde görev yapan ögretmenlerin mesleki yeterliliklerini gelistirmek. Sarköy ilçesinde uluslararası standartlardan yola çıkmak suretiyle okul öncesi egitim konusunda bir model uygulaması yapmak ve seçilen 2 sınıfa donanım destegi vererek bu sınıflarda egitim alan 32 ögrencinin bu egitim modelinden yararlanmasını saglamak. Okul öncesi egitimin yaygınlastırılması ve gelistirilmesi konusunda okul, veli ve ögretmen arasında sürdürülebilir isbirligi gelistirmek. Sarköy ilçesinde sosyo ekonomik düzeyi alt seviyedeki örgenci gruplarının ailelerinin de dahil oldugu, okul öncesi egitimi alan ögrencilerin velilerini, okul öncesi egitim konusunda bilinçlendirilmesini saglamaktır.
Proje Ekibi:
Proje Yöneticisi:Vildan YENILER
Proje Degerlendirme Ekibi: Vildan YENILER, Fatma CAN
Proje Montessori Sınıfı Uygulama Ekibi: Gülsen AKAD, Fatmagül USAL
Proje Yaygınlastırma Ekibi: Çaglayan GÜVERCIN TAGI, Yasemin GEÇIMLI,
Faaliyetlerden Sorumlu Ekip: Gülsen AKAD, Fatmagül USAL, Çaglayan GÜVERCIN TAGI
 
 

Montessori Eğitimi

İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) yüzyılın başlarında  her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirir.
Bu, çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.

1899’da Roma’da zeka geriliği olan tüm çocukların yollandığı yeni orthophrenic okulunda yöneticiliği sırasında zihinsel eksikliğin sıklıkla pedagojik bir problem olduğuna hüküm verir.
Zihinsel engellilerin eğitimi konusunda aradığı bilgileri Itard ve Séguin’in çalışmalarında bulur ve bu yöntemleri temel alarak kendi yöntemini geliştirir. Eğittiği bir grup engelli çocuk devlet yeterlilik sınavlarında normallere yakın bir başarı gösterir.
Herkes bu başarıdan dolayı mutludur, ancak Dr. Montessori bundan o kadar etkilenir ki zekâ seviyeleri normal olan sağlıklı  çocukların nasıl olup da engelli çocuklarla karıştırılacak kadar istikrarsız olabileceklerini anlamaya çalışır.
6.Ocak.1907 Montessori ilk çocuk evini kurar: Casa dei Bambini

Maria Montessori 1907 yılında ilk çocukevi “Casa dei Banbini”de engelli olmayan çocuklarla çalışmalarında yaptığı gözlemlerde çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar.
Maria Montessori çocukların;
  • ödüllerden
  • cezalardan
  • yetişkin tarafından programlanmış eğitimden
  • oyuncaklardan
  • şekerlemelerden
  • öğretmen masasından
  • toplu derslerden
hoşlanmadıklarını,
  • özgür seçimden,
  • hatalarını kendilerinin denetiminden,
  • • hareket etmekten,
  • • sessizlikten,
  • • sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından,
  • • çevrenin düzenli ve temiz olmasından,
  • • özgür faaliyete dayalı bir disiplinden,
  • • kitapsız okuma ve yazmadan
  • • alıştırmaların tekrarından,
hoşlandıklarını gözlemledi.
Eğitim sistemini çocuktan yola çıkarak kurdu.
Bu, başka eğitim sistemleriyle karşılaştırıldığında çocuklara sağlanan olanaklar sayesinde, kendi seçimlerinin eğitimcinin onları isteklendirmesinin yerine geçtiği kendi eylemleri sonucu hataların denetlenebildiği bir eğitim sistemidir.
Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır.
Maria Montessori bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir: “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”
  • Çocuk, özeldir, tektir.
  • Kendine has bir varlıktır.
  • Çocuk etrafındaki maddesel dünyayı absorbe eder, gelecekte yetiştireceği kişi modelini biçimlendirir.
  • “Çocuk, insanların mimarıdır.” Bu mimarlar farkında olmadan içlerindeki inşa planına uyarak kendi ritimleri doğrultusunda kendilerini geliştirmeye çalışırlar.
  • Bu gelişime yetişkinler etki edemezler çünkü onlar inşa planını bilmemektedirler. Ancak, bir yetişkinin zamansız müdahalesi ya bu inşa planını tahrip edebilir ya da yanlış bir yöne yönlendirebilir.
  • Montessori Eğitiminin temel taşlarından birisi hazırlanmış çevredir. Çocuklar hazırlanmış çevredeki Montessori materyallerinden, bireysel ilgi ve eğilimine göre bağımsız olarak seçim yaparlar.
  • Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar.
  • Çocuklara istedikleri kadar tekrar etme imkanı sunulur. Erken öğrenen yeni bir çalışmaya geçebilecektir, çünkü öğrenmede herkesin farklı bir ritmi vardır.
  • Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasıyla gerçekleşir. Başka birinden uyarıya, onaya ve düzeltmeye gerek kalmaz. Kendi kendisini düzeltmesine olanak sağlar. Böylece yetişkinden bağımsızlaşmak doğal olarak gerçekleşir.
Çocuğun güçlü bir karakterde yetişmesini sağlamak için “bir bakıma fiziksel ve ruhsal bir hijyene” ihtiyaç vardır. Bu durumda yetişkinlerin görevi çocuğun içindeki yeteneği ve gizil gücü uyandırmak ve onları gelişim sürecinde desteklemektir.
Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar. Dolayısıyla Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir yöntem ve sistem anlayışıdır.
“Çocuğa hazırlanmış bir çevrede, çocuğun kişiliğini oluşturması için özgürlük tanıyan, kişiliğinin gelişim sürecini destekleyen, çocuğun kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan, bireye özgü adil bir eğitimdir.